TİROİD, ZEHİRLİ GUATR, TİROİT, HASİMOTO, DİYET, TROİD UZMANI
PROF. DR. METİN ÖZATA - GUATR, TİROİD, ENDOKRİN, DİYET, DİYABET UZMANI GUATR, ZEHİRLİ GUATRİ HİPOTİRİODİ, DİYABET, DİYET, ŞEKER HASTALIĞI, NODÜL, TİROİDİT, HASHIMOTO HASTALIĞI, TİROİD KANSERLERİ
 
 
TIROIT
GUATR
Prof. Dr. Metin ÖZATA
Yayımlanmış Kitaplar
Tiroid
Guatr Hastalığı
Hashimoto Hastalığı
Hipotiroidi
Zehirli Guatr
Nodul
Tiroidit - Tiroit İltihabı
Gebelikte Tiroid
Tiroid Kanserleri
Guatr ve …
VITAMIN KULLANIMI
Tiroid ve …
ZAYIFLAMA
Makale Özetleri - Yenilikler
DIYET
SEKER HASTALIGI
METABOLIZMA
ENDOKRIN
Site Haritası - Site Map
İletişim - Ulaşım
Videolar
Anasayfa

Kişiye Özel Kalıcı Zayıflama Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Vitamin Miineral ve Bitkisel Ürün Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Gİ Diyeti - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Kilo Yönetimi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
ENDOKRİNOLOJİ - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Diyabetle Kaliteli Yaşam Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Doğru Beslen - Formda Kal - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Sağlıklı ve Dengeli Beslenme - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Guatr ve Tiroid Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Tiroid Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...

HİPOFİZ

 

HİPOFİZ

Hipofiz bezi, kafatasının ortasında, bulunduğu yer olarak her iki gözün arasında, burnumuzun üst kısmının arkasında bulunan kemiğin içerisinde bulunan bir bezdir. Ağırlığı ortalama 600 mg kadar olup kuru fasulye gibi oval, simetrik, kırmızı-kahverengi renktedir. Kadınlarda erkeklerden biraz daha büyüktür.

Bu bez iki kısımdan oluşur ve ön kısmına ‘’ön Hipofiz’’ veya tıp dilinde adenohipofiz denir. Arka kısmına ‘’arka hipofiz’’ veya tıp dilinde posterior hipofiz denir. Ön bölüm hipofizin %75-80’nini oluşturur.


Ön Hipofizden 6 tane hormon salgılanır. Bu hormonlar sayesinde vücudumuzda bulunan diğer salgı bezleri çalışır ve onların hormon yapmasını sağlar. Yani hipofiz bezi bir orkestra şefi gibi vücuttaki tüm salgı bezlerini kontrol eder.
Ön hipofizden salgılanan hormonlar şunlardır:
1.FSH (Follikül stimüle edici hormon)
2.LH (lüteinize edici hormon)
3.Prolaktin (süt salgılatıcı hormon)
4.Büyüme Hormonu veya diğer adıyla Growth Hormon
5.ACTH (Adrenokortikotropik hormon)
6.TSH (tiroid stimüle edici hormon)
Arka hipofizden salgılanan 2 hormon vardır:
1.ADH (anti-diüretik hormon) veya diğer adı vazopressin
2.Oksitosin


Hipotalamus-Hipofiz-Salgı Bezi Aksı

Yukarıda anlatıldığı şekilde hormonların salınımı için önce hipotalamustan bazı hormonlar salgılanmakta bunlar hipofize gelerek bu defa hipofizden diğer hormonları salgılatmaktadır. İkinci adımda ise hipofizden salgılanan hormonlar vücuttaki salgı bezlerine giderek o bezlerden bazı hormonların salgılanmasını sağlamaktadır. İşte hipotalamus-hipofiz-salgı bezi ekseni dediğimiz bu yol sayesinde hormonlar gün içinde salgılanmaktadır. Hangi hormonunun hangi hormonu salgılattığını aşağıdaki tabloda şöyle özetleyebiliriz:



HIPOFIZ TUMÖRLERI

Hipofiz bezi beyinde her iki gozun arka tarafinda ufak bir bezdir. Bu bezde bazen tumorler olusur. En fazla gözuken prolaktinom denen prolaktin salgilayan tumordur. Ayrica buyume hormonu, TSH salgılayan tumorlerde bulunur.

Hipofiz bezi, kafatasının ortasında, bulunduğu yer olarak  her iki gözün arasında, burnumuzun üst kısmının arkasında bulunan  kemiğin içerisinde bulunan bir bezdir. Ağırlığı ortalama 600 mg kadar olup kuru fasulye gibi oval, simetrik, kırmızı-kahverengi renktedir.  Kadınlarda erkeklerden biraz daha büyüktür.    

 Bu bez iki kısımdan oluşur ve ön kısmına ‘’ön Hipofiz’’ veya tıp dilinde adenohipofiz denir.  Arka kısmına ‘’arka hipofiz’’ veya tıp dilinde posterior hipofiz denir.  Ön bölüm hipofizin %75-80’nini oluşturur.

Ön Hipofizden 6 tane hormon salgılanır. Bu hormonlar sayesinde vücudumuzda bulunan diğer salgı bezleri çalışır ve onların hormon yapmasını sağlar. Yani hipofiz bezi bir orkestra şefi gibi vücuttaki tüm salgı bezlerini kontrol eder.

Ön hipofizden salgılanan hormonlar şunlardır:

1.     FSH (Follikül stimüle edici hormon)

2.     LH (lüteinize edici hormon)

3.     Prolaktin (süt salgılatıcı hormon)

4.     Büyüme Hormonu veya diğer adıyla Growth Hormon

5.     ACTH (Adrenokortikotropik hormon)

6.     TSH (tiroid stimüle edici hormon)

Arka hipofizden salgılanan 2 hormon vardır:

1.     ADH (anti-diüretik hormon) veya diğer adı vazopressin

2.     Oksitosin

 

Hipotalamus-Hipofiz-Salgı Bezi Aksı

Yukarıda anlatıldığı şekilde hormonların salınımı için önce hipotalamustan bazı hormonlar salgılanmakta bunlar hipofize gelerek bu defa  hipofizden diğer hormonları salgılatmaktadır. İkinci adımda ise hipofizden salgılanan hormonlar vücuttaki salgı bezlerine giderek o bezlerden bazı hormonların salgılanmasını sağlamaktadır. İşte hipotalamus-hipofiz-salgı bezi ekseni dediğimiz bu yol sayesinde hormonlar  gün içinde salgılanmaktadır. Hangi hormonunun hangi hormonu salgılattığını aşağıdaki tabloda şöyle özetleyebiliriz:

 

 

 

 

Hipofiz Hormonlarının Etkileri:

1) FSH ve LH:

FSH ve LH hormonları erkek ve kadında üreme organlarına etki ederler ve bu sayede cinsel hormonların yapımını, cinsel farklılaşmayı ve kadında yumurta, erkekte ise sperm gelişimini sağlar.

 FSH erkekte testiste bulunan  sertoli hücrelerine ve spermin yapıldığı seminifer tüplere etki eder.  FSH’nin etkisiyle sertoli hücresinden inhibin adında bir hormon salgılanır ve FSH hormonunun hipofizden fazla salgılanmasını önler. FSH testiste bulunan seminifer tüplerinde  sperm gelişimini sağlar. LH  hormonu ise  testiste bulunan leydig hücrelere etki eder ve bu hücrelerden testosteron adı verilen erkeklik hormonunu salgılatır.  Sperm hücrelerinin gelişiminde hem FSH hem LH hormonu etkilidir.

Kadınlarda ise FSH hormonu yumurtalıkta bulunan granuloza hücrelerine etki ederek  östrojen hormonunu salgılatır.  LH hormonu ise yumurtalıkta bulunan teka hücrelerine etki  ederek  androjen denen bazı hormonlar üretir ve bunlar sonra yine östrojene dönüşür. LH hormonunun ana etkisi  yumurtlamanın sağlanmasıdır. Oluşan yumurtlama sonrası oluşan korpus luteumdan ise progesteron hormonu salgılanması LH hormonu ile sağlanır.

FSH ve LH hormonu pulsasyon halinde salgılanarak etki ederler. Yani salınım hep aynı düzende değildir.

FSH ve LH hormonlarının salınımı hipotalamustan salgılanan GnRH hormonu sayesinde olur.  Vücutta seks hormonları dediğimiz testosteron ve östrojen azalınca GnRH salınımı olur ve hipofizden FSH ve LH salgılanır.  Ergenlik (tıp dilinde puberte) başlayınca bu hormonların salınımı artar ve ergenlik oluşur. Yani erkekte sakal, bıyık çıkması, penis ve testislerde büyüme, ses kalınlaşması, koltuk altı kıllanma ve penis etrafının kıllanması oluşur. Kızlarda ise adet başlaması ve  memelerin büyümesi oluşur. Kızlarda ergenlik 9-13 yaşları arasında, erkeklerde 12-14 yaşları arasında olur.

FSH ve LH salını adet boyunca değişiklik gösterir. Yumurtlama öncesi artan östrojen hormonu sayesinde FSH en yüksek seviyesine çıkar.  Kadınlarda menopoz döneminde FSH ve LH hormonu yükselir.

Erkeklerde ise FSH ve LH hormonu yaşla birlikte hafif artar ve testosteron hormonu azalır.

2)      TSH (Tiroid Stimüle Edici Hormon)

 

TSH hormonunun  hipofizden salgılanmasını hipotamustan  salgılanan TRH hormonu sağlar. TSH hormonu kana karışarak  boynumuzda bulunan tiroid bezine gider ve onun her türlü çalışmasını ayarlar. Tiroid bezinin kandan iyod alması, tiroid hormonlarının yapımı ve bezden salgılanması ve tiroid bezinin büyümesi hep TSH hormonu sayesinde olur. Kanda T3 ve T4 hormonları azalınca hipofizden TSH salınımı artar. Eğer kanda T3 ve T4 hormonları fazlaysa TSH salgısı azalır. Pulsasyon yaparak salgılanan TSH hormonu geceleri biraz daha fazla salgılanır. Normalde kanda  1-5 IU/L arasında bulunur.

3)    Prolaktin

Prolaktin hipofizden salgılanan ve süt hormonu olarak bilinen hormondur. Prolaktin hormonu stres durumunda, göğüs duvarının hasarında ve gebelikte kanda yükselir. Normalde kanda 15-20 ng/ml arasında değişir.

Prolaktin hormonunun görevi süt salgısını başlatmak ve devam ettirmektir.  Gebelikte prolaktin yüksek olduğu halde süt salgısının olmaması kanda artan östrojen ve progesteron hormonlarının  süt salgılanmasını önlemesi nedeniyledir. Doğumla birlikte bu hormonların birden azalması süt salgılanmasını başlatır. Oksitosin isimli hormon da sütün memeden çıkmasını sağlar. Prolaktin etkisiyle FSH ve LH hormon salınımı  azaldığından emzirme döneminde yumurtlama olmaz. Prolaktin fazlalığı bazı hastalıklar yaparsa da prolaktin azlığının kadınlarda adetleri bozduğu biliniyor. Erkeklerde prolaktin azlığının etkileri bilinmiyor.

4)    Büyüme Hormonu

Tıp dilinde büyüme hormonuna growth hormon adı verilir. Büyüme hormonunun salgılanması hipotalamustan  salgılanan GHRH isimli hormonun sayesinde artarken hipotalamustan salgılanan somatostatin isimli hormonun salgılanmasıyla azalır.  Ayrıca beslenme, seks hormonları ve bazı büyüme faktörleri de büyüme hormonunun salgılanmasını etkiler. Mideden salgılanan ve iştah üzerine etkili olan Ghrelin isimli hormon da büyüme hormonunu artırır. Bu hormon GHRH’un bağlandığı reseptörlere bağlanır.

Büyüme hormonu salgısı gece artar, gündüz azalır. Uyku, stres, kan şekeri düşüklüğü, açlık,  kanda üre yüksekliği ve siroz durumunda büyüme hormonu kanda artar.  Uykunun başlangıcında büyüme hormonu salgısı maksimum düzeye çıkar.

Yaşın ilerlemesiyle büyüme hormonu salgısı azalır.

Kan şekerinin yükselmesi, şişmanlık, tiroid hormon azalması, kanda kortizol artması ise büyüme hormonu salgılanmasını azaltır.

Büyüme hormonu kana karışarak karaciğere gelir ve oradan IGF-1 isimli hormonu salgılatır.  IGF-1 hormonu fazla salgılanırsa büyüme hormonu salgısını önler. IGF-1 karaciğerden başka böbrek, bağırsaklar ve kıkırdak dokusunda da yapılır. IGF-1 hormonu sayesinde kas, kıkırdak ve kemik büyümesi sağlanır. Bu sayede boy uzar. 

 

5)    ACTH

ACTH hormonuna tıp dilinde kortikotropin hormon adı da verilir. Hipofiz ön kısmından salgılanır.  ACTH salgılanmadan önce proopiomelanokortin isimli büyük bir moloküldür. Bu parçalanınca ACTH oluştuğu gibi ciltte pigmentleşmeyi sağlayan beta-MSH, beta –endorfin gibi hormonlar da oluşur.

         Hipofizden ACTH salınması için hipotalamustan CRH isimli hormonun salgılanması gerekir. CRH hormonunun etkisiyle ACTH salınmaktadır.  Gıda alımı ACTH salınımını artırır.

  ACTH hormonu hipofizden salgılandıktan sonra kan yoluyla böbreküstü bezlerine gelir. Böbreküstü bezlerine adrenal bez adı da verilir.  Bu bezler sağ ve sol olmak üzere iki adettir.  İşte ACTH  adrenal bezinden bazı hormonların salgılanmasını artırır. Bunlardan

Psikolojik ve fiziksel stresler, ağrı, travma, oksijen azlığı, kan şekeri düşmesi, soğuk, ameliyat, depresyon, ateş yükselmesi kortizol ve ACTH salınımını artırır.

Kanda kortizol artarsa ACTH salınımı azalır. Tersine kanda kortizol artarsa ACTH salınımı artar.

        

6)    ADH

ADH veya açık adıyla  ‘’antidiüretik hormon’’ (ADH) hipotalamusta yapılıp oradan sinir hücreleriyle arka hipofize taşınır ve buradan kana salgılanır.  Bu hormona vazopressin adı da verilir. Vücudun su dengesini sağlar. Böbreklere etki ederek  süzülen kanın geri emilmesini sağlar.  ADH hormonu ayrıca damarların kasılması ve kalp üzerinde de etkilidir.

7)    Oksitosin

Oksitosin hormonu ADH gibi hipotalamusta yapılır ve yine onun gibi sinir hücreleriyle arka hipofize taşınarak oradan salınır. Oksitosin memedeki kasılmayı sağlayarak sütün memeden çıkmasını sağlar.

 

 

 

 


 
   
 
© 2014 Prof. Dr. Metin ÖZATA Web Tasarım