TİROİD, ZEHİRLİ GUATR, TİROİT, HASİMOTO, DİYET, TROİD UZMANI
PROF. DR. METİN ÖZATA - GUATR, TİROİD, ENDOKRİN, DİYET, DİYABET UZMANI GUATR, ZEHİRLİ GUATRİ HİPOTİRİODİ, DİYABET, DİYET, ŞEKER HASTALIĞI, NODÜL, TİROİDİT, HASHIMOTO HASTALIĞI, TİROİD KANSERLERİ
 
 
İYOT DAMLASI ZAYIFLATMAZ SAKIN KULLANMAYIN
GUATR
TIROIT
Prof. Dr. Metin ÖZATA
Yayımlanmış Kitaplar
Tiroid
Guatr Hastalığı
Hashimoto Hastalığı
Hipotiroidi
Zehirli Guatr
Nodul
Tiroidit - Tiroit İltihabı
Gebelikte Tiroid
Tiroid Kanserleri
Guatr ve …
VITAMIN KULLANIMI
Tiroid ve …
ZAYIFLAMA
Makale Özetleri - Yenilikler
DIYET
SEKER HASTALIGI
METABOLIZMA
ENDOKRIN
Site Haritası - Site Map
İletişim - Ulaşım
Videolar
Anasayfa

Kişiye Özel Kalıcı Zayıflama Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Vitamin Miineral ve Bitkisel Ürün Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Gİ Diyeti - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Kilo Yönetimi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
ENDOKRİNOLOJİ - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Diyabetle Kaliteli Yaşam Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Doğru Beslen - Formda Kal - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... 99 Sayfada Sağlıklı ve Dengeli Beslenme - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...
Guatr ve Tiroid Rehberi - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ... Tiroid Hakkında Bilmeniz Gereken Herşey - Prof. Dr. Metin ÖZATA - TIKLAYINIZ...

METABOLIZMA

METABOLIZMA

Metabolizma yavaşlığı genetik olarak ortaya çıkan bir neden. Ancak hareketsizlik, guatr ve gizli şeker metabolizma yavaşlığı yapabilir. Bunların teşhisi için bir ENDOKRİN UZMANINA başvurmak gerekir.

Soğuk aylarda yani kışın bazal metabolizma hızlanır, yazın yavaşlar. Tropikal yani sıcak ülkelerde yaşayanlarda metabolizma hızı %10-20 daha düşüktür. Yaş ilerledikçe metabolizma yavaşlar. 30-35 yaşından sonra metabolizma yavaşlar . O nedenle yaş artıkça göbek bölgesinde yağlanma oluşur. Bunun temelinde insülin ve kortizol hormonundaki bozukluk vardır. Uzun boylu ve zayıf kişilerde bazal metabolizma hızı daha fazla yani hızlıdır. Vücutta yağ miktarı arttıkça metabolizma yavaşlar. Erkeklerde bazal metabolizma kadınlara göre daha fazladır. Ergenlik döneminde ve hamilelikte metabolizma hızı artar. Ruhsal durum metabolizmayı etkiler. Depresyon metabolizmayı bozar, yavaşlatır ve kilo aldırır. Korku anında kanda artan adrenalin hormonu metabolizmayı artırır. Her on yıl için bazal metabolizma hızında yüzde 2 azalma olur. Hızlı kilo alıp vermeler metabolizmayı yavaşlattığı gibi vucut ısısının artması da metabolizmayı artırır. Metabolizma yavaşlayınca yağ depolanması artar. Bununla birlikte kas kitlesi artarsa metabolizma artar. Yüksek glisemik indeksli karbonhidrat (yani kan şekerini çok yükselten gıdalar ) yenirse bunlar yağ olarak depolanır ve metabolizmayı yavaşlatır. Kilo artınca insülin direnci artar, uyku bozulur ve stres artar. İnsülin direnci, hormon bozuklukları, uykusuzluk ve stres metabolizmayı yavaşlatan etkenlerdir. Metabolizmayı zayıflatan diğer nedenler kilo alıp vermeler ve hareketsiz yaşamdır


Az ve sık yemek metabolizmayı hızlandırır. Bunun nedeni az ve sık yemekle kan şekerinin inip çıkmalar göstermemesi ve bu sayede kandaki insülin hormon salgısının daha düzenli olmasıdır. İnsülin hormonu dengede olunca metabolizma hızlanır. Metabolizmayı yavaşlatan en önemli etkenlerden birisi kanda insülin hormon yuksekligidir. Az ve sık yemek insulin hormonunda ani inip çıkmaları önleyerek metabolizmayı düzenler ve daha kolay kilo verilir.

Metabolizma hızı genetik, çevresel etkenler ve hormonlardan etkilenir. Egzersiz veya hareketli yaşam metabolizmayı artırırken, yaşın ilerlemesi azaltır. Tiroid hormonu, erkeklik hormonu (testosteron) buyume hormonu, stres hormonu olarak bilinen adrenalin ve noradrenalin metabolizmayı artırır. Proteinli gıdalar metabolizmayı artırır Ortamın sıcak olması metabolizmayı azaltırken, hastalık hali, ateş ve enfeksiyon metabolizmayı artırır. Kötü beslenme metabolizmayı yavaşlatır. Uyku metabolizmayı azaltır. Metabolizmayı en çok artıran egzersiz yani spor yapmaktır. Hormonlardan da en çok tiroid hormonları metabolizmayı artırır. Uzun açlık metabolizma hızını yavaşlatır. Kilo veremeyen kişilerde mutlaka hormon bozukluğu vardır. Metabolizmanız yavaş ve kilo veremiyorsanız mutlaka hormon kontrolunden geçmek ve bir Endokrin uzmanına başvurmak gerekir. Kilo veremeyen hastalarda gördüğüm en önemli bozukluklar insülin, tiroid, prolaktin gibi hormonlardaki bozukluklarıdır.

METABOLİZMAYI YAVAŞLIĞI VE TIROID
Tiroid hormonlarının azlığı veya gizli guatr metabolizmayı yavaşlatır. Kilo veremeyen ve devamlı kilo alanlar mutlaka tiroid hormonlarını ölçtürmelidir.
Tiroid bezi yetmezliği kalıtım, mikroplar, yaşlanma, iyot eksikliği veya fazlalığı ve kullanılan bazı ilaçların yan etkisi nedeniyle oluşabilmektedir.

Tiroid bezi yetmezliğinin en sık nedeni Hashimoto Hastalığı geçirmektir. Hashimoto hastalarının hemen tamamında hipotiroidi kalıcı olarak yerleşir. Bu hastalıkta tiroid bezi, nedeni bilinmeyen bir şekilde küçülür ve hormon yapacak hücreler azalır; sonuçta tiroid hormonu az yapıldığından tiroid yetmezliği ortaya çıkar.

Tiroid yetmezliği yapan diğer bir neden İyot yetmezliğidir. Tiroid hormon yapımı için gerekli olan iyodun her gün yeteri kadar gıda ve su ile alınması gerekir. Çok az iyot alınca tiroid hormonları yapılamaz ve tiroid yetmezliği ortaya çıkar. Eğer idrar iyodunuz 45 mg/gün’den az ise sizde iyot yetmezliği vardır.

Selenyum yetmezliği de tiroid hormon yetersizliğine neden olabilir. Ülkemizin bazı bölgelerinde selenyum yetmezliği vardır.

Graves hastalığı denilen tiroid bezinin fazla çalıştığı bir hastalığın tedavisi için yapılan radyoaktif iyot tedavisi tiroid bezinde hasar yaptığından tedaviden birkaç ay sonra veya ilk yıl içinde tiroid bezi yetmezliği ortaya çıkar.

Tiroid bezi iltihabı ( ağrılı veya ağrısız tiroid bezi iltihabı ) geçiren hastaların bir kısmında tiroid bezi hücrelerindeki hasar düzelmez ve hormon yapacak hücreler yok olduğundan kalıcı hipotiroidi yani tiroid yetmezliği ortaya çıkabilir.
Tiroid ameliyatı olanlarda tiroid bezinin ameliyatla bir kısmı veya tamamı çıkarıldığı için tiroid hormonu yapacak hücre azalır veya kalmaz ve sonunda hormon azlığı ve tiroid yetmezliği ortaya çıkar. Ameliyatla ne kadar çok doku alınırsa o kadar sık tiroid yetmezliği gelişir. Tiroid bezinin tamamı ameliyatla çıkarılırsa yetmezlik ilk hafta ortaya çıkmaya başlar. Bezin bir kısmı alınanlarda ilerideki aylarda veya yıllarda tiroid hormon azlığı ortaya çıkabilir.

Önceden Hashimoto hastalığı olan hastalar aşırı miktarda iyot alırlarsa,bu fazla iyot, tiroid bezinde hormon yapılmasını önleyerek tiroid bezi yetmezliğine neden olur. Görüldüğü gibi çok az iyot almak veya çok fazla iyot almak tiroid bezi için zararlıdır.


Hipotiroidi hastalığı kan testleriyle kolaylıkla teşhis edilir. Test olarak T3, T4, TSH, anti-TPO antikoru ölçülür ve tiroid ultrasonu yapılır. Kanda serbest T4 hormonu düşük ve TSH yüksek ise hipotiroidi tanısı konur. Serum T3 düzeyleri değişkendir ve bazen normal sınırda olabilir. Çok nadiren hipofiz bezi yetmezliğine bağlı tiroid bezi yetmezliği olabilir, o zaman TSH hormonu düşük, T4 ve T3 hormonu da düşüktür. Tiroid bezi yetmezliği teşhis edilen hastalarda tam kan sayımı, karaciğer testleri ve kolesterol, trigliserit ve LDK kolesterol tetkikleri ile kalp grafisi (EKG) tetkiki yapılır. Kalp hastalığı riskini anlamak için kanda homosistein ve hassas CRP tetkiklerine bakılması faydalıdır. Kansızlık varsa kanda ferritin, B12 vitamini ve folat düzeylerine bakılarak demir eksikliği veya vitamin eksikliği olup olmadığı araştırılır.

TEDAVİ için ENDOKRİN UZMANINA başvurulur.

 

Metabolizma hızı genetik, çevresel etkenler ve hormonlardan etkilenir. Egzersiz veya hareketli yaşam metabolizmayı artırırken, yaşın ilerlemesi azaltır. Tiroid hormonu, erkeklik hormonu (testosteron) buyume hormonu, stres hormonu olarak bilinen adrenalin ve noradrenalin metabolizmayı artırır. Proteinli gıdalar metabolizmayı artırır Ortamın sıcak olması metabolizmayı azaltırken, hastalık hali, ateş ve enfeksiyon metabolizmayı artırır. Kötü beslenme metabolizmayı yavaşlatır. Uyku metabolizmayı azaltır. Metabolizmayı en çok artıran egzersiz yani spor yapmaktır. Hormonlardan da en çok tiroid hormonları metabolizmayı artırır. Uzun açlık metabolizma hızını yavaşlatır. Kilo veremeyen kişilerde mutlaka hormon bozukluğu vardır. Metabolizmanız yavaş ve kilo veremiyorsanız mutlaka hormon kontrolunden geçmek ve bir Endokrin uzmanına başvurmak gerekir. Kilo veremeyen hastalarda gördüğüm en önemli bozukluklar insülin, tiroid, prolaktin gibi hormonlardaki bozukluklarıdır.

 

 

Metabolizma hızlandırmak için önce altta yatan nedeni ortaya koymak gerekir. Kilo veremiyorsanız diyet yapmadan once mutlaka bir Endokrin uzmanına başvurarak hormon tetkiki yaptırarak metabolizma yavaşlığının nedenini bulmak gerekir. Aksi takdirde yapılacak diyetler başarısız olmaya mahkumdur. Tiroid yetmezliği yani hipotiroidi bulunan bir kişinin yeteri kadar tedavi olmadan kilo vermesi zordur. İnsülin hormonu bozuk bir kişinin sadece diyet yapmakla zayiflaması yine imkansızdır. Bu tur hormon bozukluklarının uygun şekilde tedavisiyle birlikte biz kişilere glisemik indeks diyeti öneriyoruz. Bilimsel olarak sağlıklı olduğu kanıtlanan beslenme ‘’Glisemik Indeks diyeti ‘’ yani kısaca GI Diyeti yapmaktır. Glisemik indeks diyetinin esası kan şekerini yukseltmeyen gıdaları seçmek ve yemektir. Özellikle ülkemizde beyaz ekmek yeme oranı çok yüksektir. Beyaz ekmek kan şekerini bozmakta, kilo yapmakta ve kişileri hızla şeker hastası yapmaktadır. Artık köylerde bile beyaz ekmek yenmektedir. Bu kadar zararlı beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeğine geçmek bence ülkemizin en önemli beslenme sorunudur. Beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı yemek, patates püresi veya patates kızartması yerine haşlanmış sebze veya bakliyat yemek, beyaz makarna yerine kepekli veya ıspanaklı makarna yemek , Kola ve gazoz yerine su içmek ve Tatlı yerine meyve yemek daha sağlıklıdır. Diğer bir öneri de bol su içmektir. Günde 2-2,5 litre su içmek gerekir. Ülkemizde su içme miktarı azdır. Az su içmek ve kahvaltı yapmamak kiloyu artıran en önemli yanlışlardan birisidir. Diğer önemli bir konu akşamları çok yemektir. Ülkemizde genellikle akşam yemekleri fazladır ve uyuyuncaya kadar televizyon başında devamlı atıştırmalar olmaktadır. Oysa akşamları metabolizma yavaştır ve fazla kalori alınınca kilolar artmaktadır. Sabahtan öğleye kadar metabolizma daha hızlıdır. Bu nedenle sabah ve öğle fazla akşam daha az yemek gerekir. Hareketli olmak ve egzersiz yapmak da metabolizmayı artırır. Her gün yarım saat yürümek sağlık ve kilo için çok faydalıdır. Diğer bir önerim lokanta ve restaurant sahiplerinedir. Ülkemizde çoğu lokantada bulgur pilavı ve bakliyat yemeği pek bulamazsınız. Ancak kan şekerini bozan sağlığa zararlı pirinç pilavı ve patates kızartması veya patates püresi bulursunuz. Son zamanlarda gittikçe artan kebapçılarda da etin yanında mutlaka pirinç pilavı, patates kızartması veya patates püresi gelir. Oysa et yemeği yanında bulgur pilavı , birkaç kaşık bakliyat (kuru fasulya, barbunya, nohut gibi) veya sebze haşlaması daha faydalıdır. Bu tür bir değişim halkın sağlığına ve yeme alışkanlığı değişikliğine büyük katkı sağlayacaktır.

Metabolizmayı hızlandırmak için şunları yapın:

  1. Aşırı yemekten kaçının
  2. Kas kitlenizi artırmak için spor yapın
  3. İyi uyuyun
  4. Dengeli yiyin
  5. Yüksek GI gıdalardan uzak durun
  6. Kafeinden (çay, kahve, kola) uzak durun
  7. Yeterli kalsiyum alın ( brokoli, badem, kabak, koyu sebzeler, süt, yoğurt ,peynir)
  8. Alkolü azaltın
  9. Öğün atlamayın

 

 

 

 

 


 

 
   
 
© 2018 Prof. Dr. Metin ÖZATA Web Tasarım